30 Nisan 2016 Cumartesi

Otuz Nisan Papatyası

@whokerem

   

Nihayet Bahar gitmeden senden,ben sana eriştim Papatya ...

   Vazgeçmedim pür gibi direndim kara kışa. Sırf yanaklarımda hissedebilmek için yapraklarının gölgesini. Sessiz geçen her geceye inat, sensizlikle geçirdim mevsimlerimi ta ki sana erişene kadar ...

  Güzel bir bahar sabahında karşılamak isterdim o ince belini , köklerinle toprağa sarılışını daha iyi anlayabilmek için, yağmurlu bir nisan sabahı gerekmiş meğerse. Bilsem sabırsızlanıp,gece kuşlarının sözlerine inanır mıydım hiç? Her gece uykusuz kalmak yerine daha kuvvetli sarılmaz mıydım hiç o sert ve uzun ömürlü gövdeme ?


   Evet papatya ben başucunda sabahlara kadar uyumayıp, yolunu gözleyen bedbaht ,
Ben geceyle gündüzü birbirine saran makara ,
Ben kimsesizlerin çırası ,
Ben sokak köpeklerinin sığınağı,
Ben mutlu çocukların salıncağı,
Ben maceraperest ufaklıkların tırmandığı ,
Ben doğanın göbeği,
Ben o "Çam Ağacı'yım ".

Ben o çam ağacının pürü ,
Ben o çam ağacının kökü ,
Ben o çam ağacının nuru ,
Ben senin sevgilinim papatya ...

Ömrün ömrüme yetmeyecek olsa da ,

Aşkın aşkıma sığmayacak olsa da ,

Güzelliğin basitliğimi bi çırpıda unutturacak olsa da ,

Benim gövdemi yarıp, sana ömrünü sunan ...


"Kerem" Beytullah Besler

#whokerem

whokerem.blogspot.com
#writer #w #samsun


Popüler Yayınlar

Google+ Followers